Kurban ve Cumhuriyet Bayramı izinlerimi, yıllık iznim ile birleştirip Çek Cumhuriyeti (Prag)’da gerçekleştirilen “4th International Youth Meeting: European Citizen – where are you?” adlı gençlik toplantısına katıldım. 21-30 Ekim tarihleri arasındaki bu toplantının öncesinde Viyana’yı, toplantısı süresince Prag’ı, sonrasında ise Berlin’i (4.kez) tanıma şansı yakaladım. Şehirler, ülkeler arası yolculuğumun uzun sürmesine rağmen, Avrupa’daki ulaşım konusunda hiç bir sıkıntı çekmedik. Bu da beni Türkiye’deki ulaşım planı hakkında düşünmeye sevk etti..

Bursa’dan İstanbul’a gitmesi inanın, Prag’dan Berlin’e gitmekten daha zor ve uzun sürüyor. Nasıl mı, gelin görelim.

Bursa-İstanbul arası körfez yolunu kullanarak yaklaşık 240 km. Arabalı Vapur kullanarak ise yaklaşık 190 km.

Bursa’dan İstanbul’a gitmenin raylı sistem ile herhangi bir yolu yok. Kara yolundan gitmek istiyorsanız, önce Bursa Terminaline gitmeniz, sonrasında otobüse binmeniz 2,5 ila 4 saat yol katetmeniz gerekmektedir. Terminale ulaşmak için de 1 saate ihtiyacınız olduğunu düşünürsek, İstanbul içi ulaşımı hesaba katmadan en az 3,5 saat sürede ulaşıyorsunuz İstanbul’a. İstanbul trafiği, feribot trafiği ile birleşince 7-8 saati bulan yolcukları mutlaka yaşayanlarımız vardır. Özellikle bayramların üst üste geldiği tatil zamanlarında.

Bursa’dan İstanbul’a Mudanya üzerinde IDO deniz otobüsleri ile gitmek istiyorsanız, öncelikle Mudanya’ya ulaşmanız gerekmektedir. Şehir merkezinde oturan biri olarak, Mudanya’ya en kısa yoldan toplu taşıma ile nasıl gidilir gelin bakalım. Öncelikle 35C no’lu ring otobüsü ile en yakın Bursaray istasyonuna ulaşmanız lazım ki, bu Demirtaşpaşa ya da Şehreküstü istasyonları. Sonrasında 1 numaralı tren hattına binerek, Emek istasyonuna ulaşmanız gerekiyor. Emek hattına geldikten sonra da bir diğer ring hattına binerek, Mudanya Güzelyalı IDO Feribot iskelesine ulaşıyorsunuz. Güzelyalı bu şartlar altında ulaşmak nereden baksanız 1,5-2 saat arasında değişecektir. Deniz otobüsü ya da hızlı feribot için ise en az 30 dk önceden orada olmanız gerekliliğini de düşünürsek, evinizden çıkmanız ile IDO’ya binmeniz arasında geçen süre en az 2 saat olarak karşınıza çıkıyor. 75 dk’da, Hızlı Feribot ile İstanbul Yenikapı’ya hızlı feribot ile, yaklaşık 2 saatte İstanbul Kabataş’a deniz otobüsü ile ulaştığınızı da düşünürsek; İstanbul’a ulaşmak yine İstanbul trafiğini hesaba katmadan en az 3,5 saati bulmakta. İlave süreleri de hesaba katarsak, İstanbul içi ulaşım gibi, 4,5 saat gibi bir sürede İstanbul Taksim’de olmanız hayal değil, gerçek!

Bursa-İstanbul arası İDO Feribot hattı ile gitmek için, şehre 28 km olan Mudanya’ya gitmeniz gerekmektedir.

Toplu taşıma ülkemizde gerçekten önemli bir sorun. Her ne kadar eski zamanlara göre daha iyi olsa da hala yeterli olmadığını görüyoruz. Ülkemizde hala ulaşım kara yolu ile otobüsler aracılığı ile sağlanıyor. Elin gayri-müslimi ulaşımda lokomotifleri kullanırken, ülkemizde hala lokomotif olarak otobüsler kullanılıyor. Sonrasında açılan bir yeni güzergah ile düğün bayram ediyor, büyük törenler düzenliyor, “ulaşımda dev adım” şeklinde sansasyonel cümleler ile eğitimsiz halkımıza iş yapıyor görünüyoruz.

Berlin, Viyana, Prag… bu 3 şehri 12 günlük gibi bir sürede peş peşe görünce ister istemez, içten bir “Aaaah!” çektim. Doğduğum, büyüdüğüm, yaşadığım şehri çok sevmeme rağmen, ne kadar vizyonsuz kaldığını gördüm bir kez daha. Tüm bu sorumluluğu yerel yöneticilere de yüklememek lazım. Onlar her ne kadar karar mekanizmasının en üstünde yer alıyor olsalar da, halkın karar mekanizmalarında en büyük güç olduğunu bilmeliyiz. Halkın temel görevi, oy verdiği kişilerin çalışmalarını denetlemek olmalı, sivil toplum kuruluşları bu doğrultuda çalışmalı, bir denetim mekanizması oluşturmalı. Ama… Ama işte..

Bursa’da son zamanlarda bir tramvay tartışması var. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Bursa İnşaat Mühendisleri Odası arasında yaşanan anlaşmazlıklar, basında da genişçe yer buluyor. Bu konuda zaman zaman bilgilendirme ve basın toplantıları da düzenleniyor. Tramvay hattının Heykel-İnönü Cd.-Uluyol-Kent Meydanı-Çarşamba-Altıparmak etabının inşaatı başlamış durumda. İşler hale gelmesinin 1,5 yılı bulacağı söyleniyor. Bunca tartışmalar, şehir trafiği, kişisel polemikler, esnafın düşünceleri bir kenara dursun, gelin Avrupa’nın bu kentlerindeki toplu taşıma planlarına bir bakalım.  

Berlin Metro Planı

Almanya’nın genelinde Deutsche Bahn şirketi tarafından ulaşım sağlanmaktadır. Almanya’nın her neresinden olursa, metro, tramvay, otobüs bileti alabilir ülkenin genelinde kullanabilirsiniz. Gitmeden önce bizimde yaptığımız gibi Prag – Berlin biletimizi 39 € karşılığında Deutsche Bahn’dan aldık. Solda gördüğünüz ulaşım haritası ise ülkenin geneline olan değil, sadece Berlin içi ulaşımı sağlayan harita. Birçok gelişmiş Avrupa şehrinde olduğu gibi Berlin’deki ulaşım haritası da A,B ve C olmak üzere 3 bölgeye ayrılmış. Ve birçok alternatif sizi bekliyor. Berlin içerisinde bir yerden diğer bir yere yürümeden gitmek gerçekten mümkün. Bazı yerde 3 kat aşağı inerken, merkezde yürürken asfaltın altından bir metronun geçtiğini hissedeceksiniz. U ve S Bahn’lar şehir içi ulaşımı sağlayan, yer altından ve üstünden giden başlıca tren hatları. Ulaşmak istediğiniz bölgeye göre bilet alabiliyorsunuz. Eğer turistik amaçlı orada bulunuyorsanız, mutlaka günlük bilet almalısınız. Sadece 6,40 €. Tek güzergah için 1,40 € minimum ödeme yaptığınızı düşünürsek gayet ucuz. Bizdeki ring hat sistemi gibi, 45 dk içinde indi bindi yaparsan 0,25 kuruş gibi bir kesinti yapılıyor gibi bir durumda söz konusu değil. Hangi güzergaha gideceksen aldığın tek bir bilet ile istediğin noktaya kadar gidebiliyorsun. Bilet almakta çok kolay. Her istasyonda hem gişeler hem de insanlar daha sık kullandığı bankomatlar mevcut. Bu bankomatlarda Almanya’da Türklerin çok olması sebebiyle Türkçe dil seçeneği de var. Bu bankomatlardan Almanya’nın istediğiniz yerine gitmek için bilet alabiliyorsunuz. Örneğin Bursa’dan Ankara’ya gideceksiniz. Oradan Otogar’dan Kızılay’a gideceksiniz. Tek bir bilet ile bu hattın hepsini kullanabiliyorsunuz. Bursa’da önce terminale ulaşmak için BuKart, sonra otobüs bileti, sonra da EGO bileti almanıza gerek yok anlayacağınız. Merkezi ulaşımın sağlanması gerçekten büyük kolaylık.

Prag Metro Hat Planı

Prag’da metro hattı A, B ve C olmak üzere 3 hattan oluşuyor. Bu hatlar sayesinde istediğiniz her yere hemen hemen ulaşabiliyorsunuz. Bu metro hatlarını şehir içinde besleyen ve hemen hemen her yere ulaşabilen tramvay hatları var. Her caddede bir tramvay görmeniz gerçekten mümkün. İstasyonlar arası ortalama mesafe 500 metre kadar. Yaklaşık 1,5 milyon nüfusa sahip Prag şehir merkezinin 100 kilometrekareden büyük olduğunu söyleyebiliriz. Old City denen eski yerleşimde herhangi bir toplu taşıma uygulaması yok. Bu da insanların huzurlu bir şekilde, eski şehir içinde gezebilmekte, hediyelik eşya dükkanlarından alışveriş yapabilmekte, fotoğraf çektirebilmekte, sanat atölyelerini ve merkeze sıkışmış müzeleri ziyaret edebilemekte. Bu alanında tarihi, turistik ve büyük şehirlerde insanlara sağlanabiliyor olması gerçekten büyük bir şans. Aynı şeyi örneğin Berlin’de bulamıyorsunuz. Prag, Orta Çağ’dan kalma birçok tarihi yapıyı bünyesinde barındırıyor. Prag’da günlük sınırsız bilet almak istiyorsanız 110 Kron ödemeniz gerekiyor. Bu da yaklaşık 4,5 €.

Viyana Metro Planı

Viyana metrosunun hat planına da şöyle bir göz attıktan sonra gelin Bursa metrosuna bir bakalım.

Bursa Metro Planı

Öncelikle belirtmek gerekir ki Bursa yaklaşık 3 milyon nüfusu ile Türkiye’nin 4. büyük, Osmanlı’nın ilk başkenti, ülke ihracatında 2. sırada olan tarihi 3000 yıl öncesine dayanan çok eski bir yerleşim yeri. Berlin’in 3,2 milyonluk nüfusunu göz önüne aldığımızda, neredeyse Almanya’nın başkenti ya da diğer bir bakış açısı ile Litvanya’daki ülke popülasyonu kadar insan Bursa’da yaşamaktadır.

Bursa metro hat yalnızca tek bir hattan oluşmakta. Bu hat kendi içerisinde 1 ve 2 olarak ikiye ayrılıyor. Acemler istasyonunda sonra 2 no’lu hat ile Uludağ Üniversitesi’ne,  1 no’lu hat ile de Emek istasyonuna gidebiliyorsunuz. Arabayatağı ise son istasyon. Kestel’e uzanacak hattın inşaat çalışmaları ise devam etmekte. Günlük kullanım adına bilet almak mümkün olmamak ile birlikte ancak aylık abonman yaptırabiliyorsunuz. İndirimli 65 TL, tam 95 TL olan abonman kartı ile sınırsız olarak toplu taşımayı kullanabiliyorsunuz.

Aynı zamanda kişiye özel olmayan, ama insanların bir derece indirimli ulaşımdan yararlanmalarını sağlayan BuKart denen mavi bir kart mevcut. Kişiye özel olmayan ama indirim sağlayan buna benzer bir kart başka bir ülkede var mıdır? Bilinmez. Metro hattını besleyen tramvay hatları ise mevcut değildir. Avrupa alışılagelmiş olan, toplu taşıma zaman göstergeleri ise duraklarda mevcut değil. Bursaray ya da otobüs duraklarına gittiğinizde kaç dakika sonra aracın geleceğini bilemiyorsunuz. Bu da Türk toplumu olarak zamana ne kadar önem verdiğimizin küçük bir göstergesi. Gidiyorsunuz durağa, şanslıysanız bir önceki aracı kaçırmadıysanız 5-10 dk içerisinde aracın gelmesini umuyorsunuz.

İnsanların en kolay yoldan istedikleri yere ulaşmasını sağlamak için örümcek ağı gibi raylı sistemlerde şehirlerde olmalıdır. Bu ağın sadece şehirlerde olması yetmez, aynı zamanda çevre şehirlerle de bağlantılarının sağlanması gerekmektedir. Toplu taşıma toplumsal bir konudur. Bu toplumsal sorunun çözümünde vizyon sahibi yöneticiler önemli olduğu kadar, toplu taşıma isteyen; merkezi otoriteden talep eden; sivil toplum hareketi oluşturan bir halk kitlesinin olması da önemlidir.

Umuyorum ki toplu taşımada şu an Avrupa’nın sahip olduğu raylı sistem ağını, önümüzdeki 50 yılda Türkiye’de görebiliriz. Belki biz göremeyiz ama çocuklarımız konforlu, rahat ve hızlı ulaşıma sahip olurlar… Kimbilir..

Not: Prag-Berlin arasındaki 470 km’lik mesafe tren ile sadece 5,5 saat.. 

Toplu Taşı(ma)
Ne dersin?Share on Facebook0Share on LinkedIn0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Email this to someone

yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir