2004 yılında başladığım sivil toplum, yani üçüncü sektör, maceram bu yıl 10. senesini doldurmak üzere. 2009 yılında kurmuş olduğumuz Gönüllü Hareketi’nin ise önümüzdeki günlerde 5. yılını doldurmuş olacağız. Az zamanda, her anlamda sıfırdan imkanlanarak yaptığımız çalışmalar bizlere çok şey öğretti, öğretmeye de devam ediyor.

Özellikle kurumsallaşma sürecinde gerek yönetim ekibinin gerekse çekirdek gönüllülerin profesyonel bir yaklaşım geliştirmeleri, kurumu geleceğe taşımak için önem taşımaktadır. Üçüncü sektörde profesyonel olarak – burada kasıt maddi kazanç elde edenler değil sadece, gönüllüler dahil sivil toplumu hayatının olmazsa olmazları arasına alan kişilerdir – çalışmalarını sürdürmenin gerektirdiği bazı temel iletişim becerilerini burada özetlemeye çalışacağım:

  • Samimi Olun: Sivil toplum kamu ya da özel sektör gibi, temel hedef olarak insan için yapılan ancak sonradan insan odağının gözden kaçırıldığı değil, insan odağı olmadan işlerliğin mümkün olmadığı bir sektördür. Bu nedenle insan odaklı, insanca bir şekilde, insanlık için çalışabilmek için, en başta olması gereken kişisel özellik samimiyettir. Samimiyet – içten olma durumu – tüm çalışmaların neşe duyulan, keyif alınan hale gelmesini sağlar.
  • Dürüst Olun: Sivil toplumdaki çalışmalar genellikle bir eksikten ortaya çıkmıştır. Bulunduğumuz toplumdaki eksiklerden yola çıkarak, sivil toplum kuruluşları kurulmuş ve bu sivil toplum kuruluşları etrafında – bazen farklı beklentileri olan kişiler olsa da – çoğunlukla o sorunun çözümü konusunda örgütlenen bireyler bir araya gelmiştir. Bulunulan kurumun hedeflerini kendine dert edinmiş, dertli bireyler olduğu için, kişilerin dürüst olması çalışmaların ve ilişkilerin sağlıklı ilerlemesi açısından çok önemlidir. Ortak dert sahibi kişilerin birbirlerine karşı dürüst olması temel güven kaynağıdır.
  • Şeffaf Olun: Yukarıda atıfta bulunduğum üzere, sivil toplumda bazen farklı beklentileri olan kişiler olabiliyor. Gayet kabul edilebilir bir eğilim olmak ile birlikte, salt(!) olarak kuruluşların imkanlarından faydalanmak, arkadaş edinmek, kendini göstermek, kurumun iletişim ağlarını kullanmak, vb. kişilerin varlığı hususunda profesyoneller iyi gözlem yapmalıdırlar. Gönüllüler kurumdan beklentileri ve niyetleri konusunda şeffaf olmalı, kurum ise kendi imkan ve kaynakları konusunda gönüllüler ile bilgi alışverişinde bulunmalıdır. Beklentiler ne olursa olsun şeffaf olmak, olması krizlerin çıkmasını çok önceden engellemektedir.
  • İletişim Kurun: Profesyonellerin diğer çalışma arkadaşı olan profesyoneller, kurum gönüllüleri ve dış paydaşları ile sıkı ve sağlıklı bir iletişim kurması çok önemlidir. Bazı durumlarda anlık, saatlik ve günlük iletişim kurulması, çalışmaların verimli bir şekilde sürdürülmesi ve olası problemlerin önceden çözülmesi adına hayat kurtarır. Çünkü insanoğlu henüz konuşmadan, iletişim kurmadan anlaşabilmenin bir yolunu henüz bulamamıştır. Etkin iletişim kurmak, her türlü bilgi, beceri ve yetenek eksikliğini en az düzeyde hissedilir kılar.
  • Kişiyi Muhattap Alın: Profesyonellerin göstermesi gereken en önemli olguntan biridir. Çalışmaların sürdürülmesi esnasında iletişimin muhattap kişisi ile doğrudan kurulması bir gerekliliktir. Yani iletişimin kişiye özel kurulması konusudur bu. İletişimi kurarken, o konunun tarafı kim ise doğrudan o kişi iletişim kurmak ve iletişim konusunu herkesin nezdinde genelleştirmeden sağlamak önemlidir. Yani bir profesyoneli veya gönüllüyü ilgilendiren konuyu diğerlerine genelleyerek, kitlesel iletişimi çoğunlukla tercih etmeyin.
  • Dedikodu Yapmayın: Bir profesyonelin, takım ruhunun güçlenmesi için çok dikkat etmesi gereken hususlardan biridir. Herkesin, her zaman, her şeyi bilmesine gerek yoktur. Özellikle profesyoneller arasındaki ilişki ve iletişim çoğunlukla gizli kalmalıdır. Takım içerisinde her şey olabilir. Başarı kadar, başarısızlığın da olması o takım için olası bir durumdur. Ancak yaşananların takım içerisinde kalması, o takımın seyircileri, taraftarları ile açıkça paylaşılması şeffaflığın ilkesi değil, takım ruhunun eksikliğidir. O nedenledir ki, yaşanan her türlü başarı ya da başarısızlığa, iletişim kazasına ve sağlıksız iletişime rağmen, dedikodunun takım ve etkisindeki kitle içerisinde yayılması takımı zayıflatacaktır. Takımın dedikodusunu yapmayın, yaptırmayın. Her zaman övün, güçlü yönlerinden bahsedin.
  • Küsün Küsü Olmaz: İnsan odağının en fazla olduğu çalışma ortamı ve şekli sivil toplum. Zaman zaman iletişim kazaları olabilir, anlaşmazlıklar olabilir, ayrılıklar da gayet tabi olabilir. İnsanlar evliliklerini bitirebilirken, sivil toplumda ayrılıkların yaşanmamasını beklemek anlamsız bir yük olur. İlişkilerin iyi bir şekilde sonlandırılması, insana yakışır şekilde teşekkür ederek ve el sıkışılarak yaşanan ayrılıklar profesyonellerin kalitesini artırır. Ancak bunun tersi durumlarda zaman zaman yaşanmaktadır ki, bir mesaj, bir mail ya da telefon görüşmesi ile yaşanan ayrılıkların sivil toplumdaki yeri azımsanmayacak seviyededir. Ayrılıkların arefesindeki karar ve yaklaşım tamamen iletişimin taraflarını ilgilendirmelidir. O profesyonellerin bulunulan durumdaki konuma gelmelerine bir başkası değil, iletişim kuran profesyoneller karar verdiğinden ötürü; ne diğer profesyoneller ne de diğer gönüllüler kendilerinin o kuruma ilk geldikleri andaki ana motivasyona kaynağını unutmamalıdırlar. Sivil toplum gibi, canlı, dinamik ve insan odaklı çalışma ortamında küsün küsü olmaz, herkesin her zaman birbirine desteğe ihtiyacı vardır. Özellikle de profesyonellerin.
  • Sorumluluktan Kaçmayın: Bir profesyonel her zaman sahip olduğu sorumluluklar ile anılır. O kişi, yalnızca okul, eğitim, dış görünüş, bildiği dil, vb. özellikleri ile el taşın altına soktuğu kadarı ile üstlendiği sorumluluklar ile anılır. İnsana şahsiyet kazandıran yegane şey, özellikle sivil toplumda aldığı sorumluluklardır. Kamu ve özel sektörde sorumlulukların aksine sahip olunan görevler ön plandadır.
  • İşinizi Paylaşın: Her profesyonelin kişisel ajandasındaki plan ve programlar zaman zaman değişebilir. Hayatınız ile ilgili aldığınız önemli bir karar, okul veya iş temponuz, sağlık temelli durumlar, vb. hayatımızın bir parçası olarak gayet doğaldır ve yaşanabilir. Bu nedenle sivil toplumda gösterilen çabanın sağlıklı bir şekilde başarıya ulaşması, takım çalışmasının güçlenmesi için, sağlıklı ve dürüst olarak kurulacak bir iletişim ile sorumluluklarınızı diğer profesyoneller ile paylaşmalısınız.
  • İnisiyatfi Alın: Bir profesyonelin bulunduğumu kurumun çıkarlarını koruması ve savunması, çalışmaları bir adım daha öteye taşıması için kendi sorumlulukları ve pozisyonu doğrultusunda inisiyatif olması önemlidir. O kurumun yıldızını parlatacak olanlar, o kurumda bulunan ve inisiyatif alabilen profesyonellerin sayısıdır.
  • Gündemi Takip Edin: Bir profesyonel yalnızca bulunduğu yer ile ilgili olup bitenden haberdar olması, onu çok yakında gündem dışında kalmaya iteceği gibi, gündem dışı çalışmaları sürdürmesine dolayısıyla da çalışmalarının başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olacaktır. Gündemi takip etmek, zihinleri canlı tutacağı gibi, yapılan çalışmaların bir adım ötesini görebilme ve proaktif bir yaklaşım benimseyebilmek için bir profesyonelin en önemli ihtiyaçlarından biridir.
  • Gizli Bir Ajandanız Olmasın: Sivil toplumun özellikle ilk yıllarındaki henüz adaylık sürecindeki profesyonellerin bazılarının sahip olduğu özgüven eksikliği sonucunda gösterdiği bir yaklaşımdır, gizli bir ajanda oluşturma durumu. Henüz kurumun içerisine yeni girmişken, yeni yeni görev ve sorumluluklar üstlenmeye başlamışken, “ben burada şu kadar süre kalır, şunları öğrenirim, sonra başka kuruma şu şekilde geçerim” gibi bir düşüncedir bu. Sivil toplum profesyonelleri, diğer iş kollarına benzemeksizin, kendileri kurumlarına katkı koyduğu kadar profesyonelleşen kişilerdir. Özellikle bazı güven ve vefa yoksunu karakterler, kurum içerisindeki kişileri de örgütleyerek, kuruluşun yaptığı çalışmalara alternatif bir şekilde yeni bir kurum, takımın içinde takım yaratma çabasında olabilir. Siz siz olun, nerede olursanız olun, gizli bir ajandanız olmasın.
  • Aldığınızın Karşılığını Verin: Bir profesyonel olarak bulunduğunuz kurumdan maddi bir kazanç, bir pozisyon, bir itibar veya herhangi başka bir şey alıyor olabilirsiniz. Aldığınız her ne ise, bunun karşılığını vermek için elinizden gelen çabayı gösterin. Çünkü bir sivil toplum profesyonelinin, başarılı bir insanın, ürettiği tükettiğinden, verdiği aldığından daima fazla olmalıdır.
  • Nezaketten Ödün Vermeyin: Kamu ve özel sektörün yanında sivil toplumun üçüncü sektör olarak anılması, çoğunlukla ikinci planda kalması, sivil toplumun inceliğinin ve öneminin yeterince kavranılmadığını gösteriyor. Sivil toplum, toplumun kaybolan zanaatları gibi incelik gerektiren bir alandır. Sivil toplum yine insan odaklı ve tabandan oluşan bir yapı olduğu içinde söylemlerde nezaket isteyen bir yaklaşım gerektirir. Kibarlık, naiflik, nezaket; sivil toplum profesyonelleri tarafından da sahip olunması gereken bir dil özelliğidir. Bireyleri zihinsel karmaşalarından kurtarmak, bu karmaşıklığın içerisinde zihinlerin ve algıların toplumsal dönüşüm sürecinde kişilere ikna yoluyla yeni alışkanlıklar kazandırabilmek için zarif söylemler geliştirmekte bir o kadar önemlidir profesyoneller için. Yoksa kim sürekli küfürlü ve argo konuşan bir profesyonel ile zihinsel dönüşüm sürecine girmeyi ister ki… Belki sağlıklı bir psikolojiye sahip olmayan bir mazoşist(!)
  • Müdahale Etmekte Geç Kalmayın: Bir çuval inciri berbat etmeyin tabirini hepimiz biliriz ancak pek anlamlı olan manasını pek bilmeyiz. İncirler çuvala konulurken, yeterince kurumamış olan bir yaş incir varsa aralarında, tüm çuvaldaki inciri bozar. Bu nedenledir ki, profesyoneller arasında ve takımın tümünde eğer huzuru, diyalogu ve disiplini bozanlar var ise, bir çuval inciri berbat etmeden – emeklerin boşa gitmesini izlemeye dalmadan – müdahale etmesini de bilmeli bir profesyonel.
  • Eğlenin: Eğer siz bir profesyonel olarak yukarı bahsedilen becerileri gösteriyorsanız, işte şimdi tam zamanıdır gönlünüzce ve kaygısızca eğlenmenin. Ki zaten siz ne yapıyorsanız, eğlenerek yapmayı zaten biliyorsunuzdur.

Son dönemlerin kıssadan hisselerini bu kadarla özetlemeyi yeterli görüyorum. Bir profesyonel ya da profesyonel adayı bir gönüllü olarak çalıştığınız kurumda, kurumun hedefleri ve kendi öz-motivasyonunuz doğrultusunda toplumsal eksikleri gidermek, başarılı işlere imza atabilmeniz için sahip olmanız gereken temel(!) iletişim beceleri ve davranışları edinmenizi şiddetle tavsiye ederim. Aksi halde, kendinizi görev ve daha fazla kazanç odaklı profesyonellik gerektiren özel sektörde, ya da bürokrasi ve hiyerarşi odaklı yalnızca kamusal kaynakların değerlendirilmesini gerektiren kamu sektöründe çalışma ve yaşam tarzı edinmenizi tavsiye ederim.

Hatırlatma: Bu yazı, yalnızca sivil toplumda maaş karşılığı çalışan profesyonelleri değil, aynı zamanda sivil toplum ve aktif katılımı yaşam tarzı edinen gönüllü bireyleri ele almakta, “profesyonel” kavramı onlar için kullanılmakta olup, gönüllülük yaklaşıındaki ciddiyete atıfta bulunmaktadır.

Sivil Toplumun Temel İletişim Becerileri
Ne dersin?Share on Facebook0Share on LinkedIn0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Email this to someone

yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir