Dar alanda kısa paslaşmalar gibi geçen günlerimiz. Haydi, şimdi bunları da göz önünde bulundurarak kendimize bir yaşam dengesi oluşturmaya çalışalım. Başarabilir miyiz? Dün ve bugün arasında kendimize bir yer bulabilir miyiz? İstersek, neden olmasın…

DÜN BUGÜN
Tüketim için rasyonel gerekçeler vardı. Tüketimin rasyonel olması gerekmiyor.
İlişkiler tüketim olgusundan daha önemli ve derinlikliydi. İlişkiler değil, nesneler önemli.
Birlikte olunursa dünya değiştirilebilirdi. Ne birlikteliği? Dünyayı bir tek sen değiştirebilirsin.
İnsanlar bilgi sahibi olursa doğru kararı verirdi. Bilgi nedir ki, her yerde var, bak Google’a.
Mutluluk öğrenilebilirdi. Pollyanne örnekti. Mutluluğu öğrenmek, “boş versene, anı yaşa”ya dönüştü.
Sevgi her zorluğu yenerdi. Alpler’de yaşadığı varsayılan çizgi kararter Heidi örnekti. Para her zorluğu yener.
Zengin kız, fakir delikanlıyu sever ve mutlu olurlardı. Yeşilçam ve Hollywood filmleri sürekli bunu söylerdi. Herkesin kendi dünyası var.
Bakkal amca para yoksa da isteneni verir, deftere yazardı. Bakkal amcayı unut, marketlerde her şey var, kredi kartın var mı?
Çocuklara komşular göz kulak olurdu. Dikkat komşu sapık olabilir.
Tasarruf iyi bir şeydi, yarın ne olacağı belli olmazdı. Para harcamak içindir, tasarruf saçma.
İnsan karakteri sağlam olmalıydı, rüzgara göre değişmezdi. Esnek olmak şart.
Mekan, zaman, temiz hava, yeşillik, su, sessizlik herkes içindi, ortak kullanılan şeylerdi. Su, temiz hava, yeşil alan sınırlı.
Döneklik kötüydü. Karakter dediğin aşındıkça makbuldür.
Bir ömre tek bir aşk sığardı. Bir ömre bir aşk! Haksızlık.
İnsan örgütlü olduğu sürece güçlüydü. Örgütlenmek suç.
Ömürlük evlerde, mahallede yaşanırdı. Bu evden sıkıldık artık.
Aynı işten emekli olunurdu. İşten atılacak mıyım acaba?
Kapıyı kapatmak, güvende olmak için genellikle yeterdi. Çelik kapı – çift kilit – yüksek duvar – çok kamera
Unutmak ihanetti. Unut gitsin.

* Dün-Bugün bilgileri Nuran Yıldız’ın Aşk Yüzyılı Bitti kitabından alıntıdır. 

Değişen Dünyamız
Ne dersin?Share on Facebook0Share on LinkedIn0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Email this to someone

yorum